• 0(530) 320 89 87
  • info@gpbilisimteknolojileri.com

Category ArchiveBilim Adamları Köşesi

Ada Lovelace

Augusta Ada King, Lovelace Kontesi (10 Aralık 1815 – 27 Kasım 1852), Augusta Ada Byron adıyla doğan ve günümüzde yaygın olarak Ada Lovelace adıyla bilinen, İngiliz matematikçi ve yazardır. Esas olarak Charles Babbage‘in erken dönem mekanik genel amaçlı bilgisayarı Analitik Makine üzerindeki çalışmaları ile bilinir. Makine hakkındaki notları, bir bilgisayar tarafından işlenmek üzere yazılan ilk algoritmayı içerir. Bundan dolayı genel kanı dünyanın ilk bilgisayar programcısı olduğudur.

Lovelace, şair olan Lord Byron ve Anne Isabella Byron çiftinin meşru tek çocuğu olarak 10 Aralık 1815’te doğdu. Byron’un diğer bütün çocukları gayrimeşru doğmuştur. Ada doğduktan bir ay sonra Lord Byron eşinden ayrıldı ve dört ay sonra İngiltere’yi terk etti. Ada 8 yaşındayken Yunan Bağımsızlık Savaşında hastalıktan öldü. Ada’nın annesi Lord Byron’a kızgındı ve onda delilik olarak gördüğü davranışları Ada’nın  da geliştirmemesi için  kızının matematiğe ve ilgisini destekledi. Buna  rağmen mantığa, Ada’nın babasına ilgisi devam etti ve isteği üzerine öldüğünde mantığa babasının yanına gömüldü.

Ada, bilime şiirsel yaklaşımı ve kendisini analizci ve metafizikçi olarak tanımladı. Daha gençken, matematiksel yetenekleri, İngiliz matematikçi Charles Babbage ile süregelen bir iş ilişkisine ve arkadaşlığa, özellikle de Babbage’ın Analitik Motor üzerine çalışmalarına  neden oldu.1842-3 yılları arasında, İtalyan ordu mühendisi Luigi Menabrea’nın motor üzerine makalesini kendi ayrıntılı notlarıyla destekleyerek çevirdi. Bu notlar birçok insanın ilk  bilgisayar programı olarak düşündüğü bir makine tarafından yapılması tasarlanan algoritmayı içerir. Lovelace’ın notları başlangıç bilgisayar tarihinde çok önemlidir. Ayrıca diğer bilim insanları Babbage dâhil olmak üzere sadece bilgisayarların salt hesaplama ya da yoğun hesaplama kapasitesi üzerine yoğunlaşmışken, Ada, salt hesaplama ya da yoğun hesaplamanın ötesine geçmek için bilgisayarların kapasiteleri üzerine bir görüş geliştirdi. Şiirsel bilim yaklaşımı ona, ortak çalışma aracı olarak teknolojinin birey ve toplumla ilişkisinin nasıl olduğunu inceleyen analitik motorun temel sorularını sormasına önayak oldu.  

Çocukluğu

Şair George Gordon Byron ve Anne Isabella Byron çiftinin kızı Ada Lovelace 10 Aralık 1815 de doğdu. George Byron ve yyyey olarak doğacak çocuğun erkek  olmasını bekliyordu ve eşi bir kız çocuğu dünyaya getirdiğinde hayal kırıklığına uğradı. Ada’ya, Byron’ın üvey kız kardeşi Augusta Leigh’in ismi verildi ama Byron onu ‘Ada‘ adıyla andı. 16 Ocak 1816’da Isabella, George’un ısrarıyla, bir aylık Ada’yla beraber Kirkby Mallory’deki ailesinin evine gitti. İngiliz yasaları boşanma durumunda çocukların tüm vesayetini babaya verdiği halde, Byron kız kardeşinden Ada’nın durumu hakkında bilgilendirmesini istemek dışında hiçbir girişimde bulunmadı. İsteksiz olmasına rağmen 21 Nisan’da boşanma sözleşmesini imzaladı ve birkaç gün sonra da İngiltere’den ayrıldı. Bu acı ayrılığın yanı sıra, Isabella hayatı boyunca sürekli Byron’ın ahlaksız davranışlarıyla ilgili suçlamalarda bulundu. Bu olaylar muhafazakâr Victoria halkı arasında Ada’yı ünlü yaptı. Byron’nın kızıyla hiçbir bağlantısı olmadı ve onu bir daha hiç görmedi. 1824’de Ada sekiz yaşındayken Byron vefat etti.

Isabella’nın Ada’yla  pek yakın bir ilişkisi olmadı hatta çoğunlukla Ada’ya onun üzerine titreyen anneannesi Judith (Lady Milbanke) baktı. Boşanma durumunda erkeği  destekleyen o dönemin toplumsal yaklaşımı yüzünden, Isabella toplumun geri kalanına kendini sevecen bir anne olarak tanıtmak zorunda kaldı. Buna Lady Milenka’ya Ada’nın huzuru hakkında yazdığı endişeli mektuplar, hatta annelik kaygısını göstermek zorunda kalırsa diye bu mektupları annesinden saklamasını isteyen gizli notu da dâhil. Lady Milbanke bir mektubunda Ada’ya ‘bu’ diye  hitap ederek “bunla tatmin olman için konuştum, benim için değil ama bunu yanına alırsan çok iyi olur” dedi. Ada’nın ergenlik yıllarında annesinin yakın arkadaşları Ada herhangi bir ahlaki sapma belirtisi gösterecek mi, diye izlediler. Ada, bu yaklaşıma ‘kızgınlık‘ olarak adlandırdı. Sonrasında ise, abarttıklarını ve kendisi hakkında hikâyeler uydurduklarından yakındı.

Ada, hastalıklı bir çocukluk geçirdi. 8 yaşındayken, görüşünü engelleyen baş ağrılarıyla karşılaştı. 1829 Haziranında, kızamık olduktan sonra felç oldu. Yaklaşık bir yıl boyunca engelli bir döneme uzaması muhtemel yatağa mahkûm kaldı. 1831’de koltuk değnekleriyle yürüyebiliyordu. Ada hasta olmasına rağmen, matematiksel ve teknolojik  yeteneklerini geliştirdi. Ada 12 yaşındayken uçmak istediğine karar verdi ve bu karar daha sonradan Charles Babbage’ın ona şefkatle ‘peri kadın‘ olarak mantığa babasına ve olarak adlandırmasına neden olacaktı. Ada, bu projeye, hayaliyle ve tutkusuyla düzenli ve düşünsel olarak girişti. İlk adımı ise, 1828’de kanat yapmak oldu. Değişik materyaller ve boyutlar araştırdı. Kanatlar için kâğıt, yağa batırılmış ipek, tel  ve tüy gibi çeşitli materyaller düşündü. Beden ve kanatlar arasındaki doğru orantıyı bulmak için kuşların anatomisini araştırdı. Ada uçma bilimi üzerine tabaklarla ve bulduklarıyla birlikte bir kitap yazmaya karar verdi. Uçmak için neye ihtiyacı olacağına karar verdi. Örneğin, En kestirme yoldan ülkeyi geçmek için, böylece dağların, nehirlerin ve vadilerin üstünden geçebilecek, bir pusulaya ihtiyacı vardı. Ada’nın son adımı ise buharı uçma sanatıyla bütünlemesi oldu.

1833’lerin başında, Ada’nın özel hocasıyla bir ilişkisi oldu ve yakalandıktan sonra  hocasıyla kaçmaya kalkıştı. Hocasının akrabaları ve annesine haber verdi. Isabella ve arkadaşları skandal çıkmasın diye bu olayı gizlediler ve dört ay sonra İngiltere’yi terk etti. Ada 8 yaşındayken Yunan Bağımsızlık Savaşında hastalıktan öldü. Ada’nın annesi Lord Byron’a kızgındı ve onda delilik olarak gördüğü davranışları Ada’nın  da geliştirmemesi için  kızının

Yetişkinliği

Ada, hocası Mary Somerville‘e karşı güçlü bir sevgisi ve saygısı vardı ve birbirleriyle yıllarca mektuplaştılar. Ada’nın arkadaşları arasında Andrew Crosse, Sir David Brewster, Charles Wheatstone, Charles Dickens ve Michael Faraday de vardı. 1834’de ise Ada, birçok olaya karışmaya başladı. Dans etmeyi seven Ada, bu özelliğiyle insanları etkilemeyi başarırdı. Birçok insan Ada’yı zarif biri olarak tanımlardı. Ama Lord Byron’ın arkadaşı John Hobhouse istisnaydı ve Ada’yı “geniş, kaba saba, derisi soyulmuş genç bir kadın” olarak tanımladı. John’la, 24 Şubat 1834’deki buluşmalarında Ada, John’a açıkça onu sevmediğini söyledi. Ada, muhtemelen anne ve babasının bütün arkadaşlarından nefret etmesine sebep olan etkisi yüzünden söylemişti. Ama bu ilk izlenim fazla uzun sürmedi ve sonradan John’la Ada arkadaş oldu.

8 Temmuz 1835’de, Ada, 8. Baron William ile evlendi ve Barones oldu. Evleri  Ockham Park’taki geniş arazideydi. Bununla beraber Loch Torridon’da başka bir arazileri ve Londra’da bir evleri vardı. Balayını da bir köşkte geçirdiler. 1799 da avcı barınağı olarak inşa edilen yer Kral tarafından geliştirilerek balayı için hazırlandı ve daha sonradan yazlıkları oldu ve daha da geliştirildi.

Ralph Gardon, Byron ve Anne Isabella (Annabella) adlarında üç çocukları oldu. Annabella’nın doğumundan hemen sonra, Ada iyileşmesi aylar süren yorucu ve acılı bir hastalığa yakalandı. 1838’de kocası Lovelace Kont’u olmasından sonra, Ada, evli kaldığı süre boyunca saygın Lovelace kontesi olarak yaşamını şekillendirdi. Ada’nın annesi, William Benjamin Carpenter’ı, 1843-44 yılları arasında, Ada’nın çocuklarına eğitim vermesi ve Ada’nın danışmanı olması için  görevlendirdi. William, Ada’ya âşık oldu ve kötü hissettiği zamanlarda kendisine açılması için onu cesaretlendirdi. William’ın bir ilişki başlatmaya çalıştığı kesinleşince, Ada buna son verdi.

1841’de, Ada’nın annesi, Ada’ya ve Medora Leigh’e (Lord Byron’ın üvey kız kardeşinin çocuğuna) babalarının aynı olduğunu söyledi. Ada annesine, “Ben hiç şaşırmadım. Aslında sen, yıllarca içten içe kuşkulandığım şeyi doğruladın. Ben ise, bundan kuşkulandığımı, sana ima etmenin uygunsuz olduğunu düşünmeliydim” diye yazdı. Ada, Byron’ı ensest ilişkiden dolayı suçlamadı, onun yerine Augusta Leigh’i suçladı. Dahası Ada, Augusta hakkında “korkarım o doğası gereği babamdan daha kötü ruhlu birisi” dedi. 1840’larda Ada’nın adı birçok skandala karıştı. İlk olarak, kocası dışında başka bir erkekle ilişki yaşadı, daha sonra kumar oynamaya başladı. Kumar onun erkek arkadaşlarıyla beraber bir şirket kurmasına önayak oldu. 1851’de büyük iddialar için matematiksel örnekler yaratarak hırslı bir adım attılar. Fakat bu feci bir şekilde kötü gitti, dahası binlerce poundluk zarara soktu şirketi ve bunu kocasına kabul ettirmeye çalıştı. 1844’den beri Andrew Cross’un oğlu John’la şüpheli bir ilişkisi vardı. John, yasal bir sözleşme gereği Ada öldükten sonra yazışmalarının çoğunu yok etti. Ada, babasının ona bıraktığı kişisel eşyalarını John’a verdi. Son hastalığı sırasında, John’un kendisini ziyaret etmesini engelleyecekler diye paniğe kapıldı.

Ölümü

Ada Lovelace 36 yaşındayken, muhtemelen doktorların ondan kan almasıyla şiddetlenmiş olan rahim kanserinden 27 Kasım 1852 de öldü. Hastalığı  aylarca sürdü ve bu sürede annesi yönetimi ele geçirdi ve Ada’nın bütün arkadaşlarının ve sırdaşlarının gelmesini engelledi. Annesinin etkisi altında Ada dini anlamda dönüşüm geçirdi ve daha önce yaptıkları için pişmanlık duyması ve vasiyetini uygulayan insanın Isabella olması için ikna edildi. 30 Ağustos’ta, onu hasta yatağında terk etmesine neden olacak bazı şeyler söyledi kocasına ve bir daha ondan haber alamadı. Kocasına ne söylediği ise bilinmemektedir. Ada, isteği üzerine, babasının yanına Mary Magdalene Kilisesi’ne (Hucknall, Nottingham) gömüldü.

Eğitimi

Hastalığı boyunca Ada eğitimine devam etti. Ada’nın erken yaşta Matematik öğretilmesinin sebeplerinden biri de annesinin, bu konuda Lord Byron’ı suçladığı Ada’yı deliliğinden kurtarma takıntısıdır. Ada özel olarak 19. yüzyılın ünlü araştırmacıları ve bilim insanları olan William Frend, William King ve Mary Somerville tarafından matematik ve bilim alanlarında eğitildi. Son hocalarından birisi de matematikçi ve mantıkçı olan Augustus De Morgan’dı.1832’den yani 17 yaşından beri dikkate değer matematiksel yetenekleri ortaya çıkmaya başladı. Matematiğe  olan ilgisi yetişkin hayatının çoğunluğunu şekillendirdi. De Morgan, Lord Byron’a yazdığı bir mektupta, kızın matematikteki yeteneği onun kendine özgün bir matematik araştırmacısı olmasına, belki de hızla saygınlık kazanmasına neden olabileceğini belirtti.

Ada genellikle şiiri ve bilimi birleştirmek üzerine temel varsayımları sorgulardı. De Morgan’a ‘’Birçok formülün karşılaşabileceği ilginç dönüşümleri söyleyebilirim. Bence başlangıç matematik çalışmalarının başlıca sorunlarından biri, umulmadık ve bir acemi için imkânsız kimlik formlarının ilk bakışta son derece farklı olmasıdır. Şu an birinin dirseklerinde bir şekilde duran bazı ruh ve peri okuyucular bana sıklıkla hatırlatılırdı ve bir dahakine en farklı formda…’’ yazdı. Ada, matematiksel ve bilimsel kavramların etkili bir şekilde uygulanabilmesi için hayalin ve sezginin  önemli olduğuna inanırdı. Metafiziğe en az matematik kadar değer verirdi, ayrıca incelemeyi çevremizdeki görünmeyen dünyayı keşfetmek için bir araç olarak da görürdü.

Çalışmaları

Lovelace, Menabrea’nın “Analitik motor” kitabı tercüme etti. Ada hayatı boyunca, mesmerizm ve frenoloji dahil olmak üzere bilimsel gelişmelere ve günün modasına güçlü bir ilgisi vardı. Babbage’le yaptığı ünlü çalışmasından sonra bile, diğer projelerde çalışmasını sürdürdü. Arkadaşı Woronzow Greig’e beynin nasıl düşünce ürettiğinin ve sinirlere duygularımızı nasıl aktardığının matematiksel bir modelini yaratmayı istediğini söyledi. Ne yazık ki bunu hiçbir zaman başaramadı. Ada’nın beyne olan ilgisi annesinden kalan  uzun süredir kafasını meşgul eden deli olma ihtimalinden geliyordu. Bu proje üzerine araştırmasının bir parçası olarak, 1844’de elektrik mühendisi Andrew Crosse’yi elektrik deneylerini nasıl yaptığını öğrenmek için ziyaret etti. Aynı yıl, Karl Von Reichenbach’ın “Manyetizm Üzerine Araştırmalar” kitabı hakkında bir değerlendirme yazısı yazdı. Ama bu yazı ne yayınlandı ne de taslak geçmişin ilerlediği görüldü. Kanser olmadan bir sene önce 1851’de annesine bazı yapımlardan bahsederek matematikle müziğin bağlantısı üzerine çalıştığını yazdı.

Ada, Charles Babbage’la ilk kez 1833 haziranın’da ortak arkadaşları Mary Somerville aracılığıyla tanıştı. Hazirandan sonra, Babbage, Ada’yı “Fark Makinesi”nin  ilk örneğini görmesi için davet etti. Makineyi görünce Ada büyülenmişti ve Somerville olan ilişkisini Babbage’yi olabildiğince sık görmek için kullandı. Babbage, Ada’nın çözümleme ve idrak kabiliyetinden etkilenmişti ve Ada’ya “sayıların büyücü kadını” diyordu. Babbage, 1843’de Ada hakkında, “eğer mümkünse bu dünyayı, dünyanın dertlerini ve birçok şarlatanı unutun. Sayıların büyücü kadını dışında her şey kısa bu dünyada.” diye yazdı.

1842-43 yılları arasındaki dokuz aylık süreç boyunca Ada, İtalyan matematikçi Luigi Menabrea’nın Babbage’ın yeni önerilen makinesi hakkındaki anılarını çevirdi. Makaleye birçok not ekledi. Analitik Motorun işlevlerini anlatmak zor bir iş, diğer bilim insanları motorun konseptini tam kavrayamamakla birlikte İngiliz kurumlar motorla ilgilenmediler bile. Ada’nın notları aynı zamanda motorun Fark Makinesi’nin orijinal halinden ne kadar farklı olduğunu açıklamak durumundaydı.

Ada’nın notları anının kendisinden daha uzun ve  Analitik Motorun düzgün çalışması için kurulmuş Bernoulli sayı dizisini motorla hesaplama yöntemini detaylı olarak içermektedir.

Bu çalışması baz alınarak, Ada, günümüzde ilk bilgisayar programcısı olarak anılmaktadır, yöntemi ise ilk bilgisayar programı olarak kabul edilmektedir. Çalışmaları, döneminde kabul gördü, dahası Michael Faraday kendisini Ada’nın yazılarının hayranı olarak tanımladı.

Yazıları yayımladığında, Babbage kendi açıklamasını (devletin kendi motoruna karşı tavrına eleştirisini) imzalamadan bırakmak istiyordu ama aynı zamanda, açıklamayı Ada‘nın da yazmış olabileceğini ima ediyordu. Bu yüzden Ada ile Babbage’ın araları bozuldu. Taylor’ın Bilimsel İnceleme Yazıları, açıklamanın imzalanması gerektiğini belirtince, Babbage, Ada’ya yazıyı geri çekelim mi, diye sordu. Ada, Babbage’ın ilk defa açıklamayı imzasız bırakacağını biliyordu ve yazıyı geri çekmeyi reddettiğini söyledi. Tarihçi Benjamin Woolly bu olayı “Babbage’ın tavırları, Ada’nın ünlü biri olması nedeniyle hevesle Ada’nın da bu işe girmesini istemesini ve bu yüzden onun isteklerini memnuniyetle yapmasını açıklıyor.” sözleriyle teorileştirdi. Ada’nın Babbage’la arası düzeldi ve yazışmaya devam ettiler.12 Ağustos 1851 de Ada kanserden ölmek üzereyken, Babbage’a vasiyetimi uygulayan olur musun, diye yazdı, ama bu mektup Babbage’a gerekli yasal yetkiyi vermiyordu. Değerli Köşk’ün teras bölümü Filozof Yürüyüşü olarak bilinirdi çünkü Ada ve Babbage’ın  matematiksel ilkeleri tartışırken burada yürüdükleri farz edilirdi.

İlk Bilgisayar Programı

1842’de Babbage, Turin Üniversitesi’nde Analitik Motoru üzerine bir konuşma yapması için davet edildi. Genç İtalyan mühendis Luigi Menabrea ve geleceğin İtalya Başbakanı, Babbage’ın konuşmasından övgüyle söz etti Fransa’da ve ardından bu Bibliothèque universelle de Genève’da  Ocak 1842’de yayınlandı. Babbage’ın arkadaşı Charles Wheatstone, Ada’dan Menabrea’nın yazısını ingilizceye çevirmesini istedi. Ada, yazıya kendi notlarını da ekleyerek çevirdi. Babbage’ın da tavsiyelerinin yardımıyla, Ada bunu yaparak yılını daha iyi geçirdi. Menabrea’nın yazısından daha kapsamlı olan bu notlar sonradan Taylor’ın  “Bilimsel İnceleme Yazıları”nda AAL kısaltması altında yayınlandı. 1953’te ölümünden bir asır sonra, Babbage’ın Analitik Motor’u üzerine notları tekrar yayımlandı. Motor şu an  İlk dönem bilgisayar modeli, Ada’nın notları da bilgisayar ve yazılım tanımlaması olarak  kabul ediliyor.

Ada’nın notları A’dan G’ye kadar alfabetik olarak sıralandı. G notunda, Ada, Bernoulli sayılarını hesaplamak için Analitik Motor’un algoritmasını tanımlıyor. Bu, bilgisayara uygulanması için uyarlanmış ilk algoritma olarak düşünülüyor. Bu yüzden de Ada ilk bilgisayar programcısı olarak kabul ediliyor. Motor hiçbir zaman tamamlanamadığı gibi Ada’nın kodu da hiçbir zaman test edilemedi.

Kavramsal  Sıçrama

Ada notlarında Analitik Motor’un önceki hesap makinelerinden farkına özellikle de karmaşık problemleri çözmeye programlanması özelliğine değindi. Ada bu icadın salt sayı hesaplamanın ötesine geçme potansiyeli olduğunu fark etti. Şu sözleri yazdı:

“Analitik Motor’un sayıların yanında başka şeylere de etkisi olabilir. Soyut bilimsel işlemlerle açıklanabilecek ortak temel ilişkileri olan nesneler bulunabilir hatta belki de işletme rotasyonunun hareketindeki ve motorun mekanizmasındaki değişimlere duyarlı olabilir.

Örneğin, bilimin uyumu ve müzikal kompozisyonun tiz seslerinin temel ilişkileri bu tarz ifadelere ve değişimlere duyarlılar, o zaman motor da, her türlü karmaşıklık ve boyut derecesinde özenle hazırlanmış ve bilimin parçaları olan müziği besteleyebilirdi.”

Ada’nın bu analizi, bilgisayarın yetenekleri hakkındaki önceki fikirlerden kavramsal bir sıçramaydı ve modern bilgisayarın imasının hatta  yeteneklerinin habercisiydi. Bu öngörü  Betty Toole, Benjamin Woolley gibi yazarlar, hatta ilk tamamlanmış Analitik motoru yapma amacında olan “Plan 28” projesinin sahibi, programcı John Graham Cumming tarafından önemsendi.

Katkılarının boyutları üzerine tartışmalar

Ada Lovelace, genellikle ilk bilgisayar programcısı olarak anılsa da, onun katkılarının boyutları hatta tam olarak bir programcı olarak anılıp anılmaması üzerine anlaşmazlıklar var. Alan G. Bromley “Analitik Motor ve Fark” adlı makalesinde (1990), “Ada’nın notlarında bahsettiği bir program dışında diğer bütün programlar 3- 7 yıl öncesinden Babbage tarafından hazırlanmıştır. Ada içinde bir yanlış saptasa da, bu istisna program da Babbage tarafından onun için hazırlanmıştır. Ada’nın Analitik Motor için program hazırladığına dair bir kanıt olmamasıyla birlikte, Babbage ’la yazışmaları da bunu yapmak için de bir bilgisinin olmadığını gösterir.” diye yazdı.

Küratör ve yazar Doron Swade, “Farklı Motor” kitabında (2001) “Babbage da, Ada da bu kelimeyi kullanmasa da, bugün program olarak kabul ettiğimiz çözüme önayak olan ilk algoritma ya da aşamalı işlem kesinlikle Ada’nın adı altında yayınlandı. Ama bu çalışma Babbage tarafından çok önce tamamlanmıştı.” diye yazdı. Kim ve Toole bu iddiayı tartıştılar. “Babbage 1836-37 yılları arasında Analitik Motor için birçok program yazdı Ama bu programların hiç birisi Bernoulli Sayıları programının karmaşıklığına erişemedi.”

Tarihçi Bruce Collier’ın kitabı “The Little Engine That Could”da (1990) daha ileriye giderek Ada’ya alakasız ve asılsız dedi.

“Babbage’ın, Menabrea’nın yazısına ‘notları’ yazdığını söylemek biraz abartı olur ama kendine has sebeplerden dolayı, akıllardaki Ada’nın yazdığı sanısını destekledi. Ada’nın kendi yetenekleri konusunda  asılsız iddialarıyla ve hem Babbage hem de Analitik Motor hakkındaki yüzeysel bilgisiyle onun manik depresif olduğunu söylemek abartı olmaz.”

Yazar Benjamin Woolley, “Ada’nın matematiksel yetenekleri yarıştırılırken, o ‘bazı katkılarının olduğu iddia edebileceğini söyledi.” İlk yazdığı ve Babbage’ın en az etkisinin olduğu Not A, fikrin gelişmiş bir analizini ve mekanik hesaplamayla ilgili imalar içerir. Babbage’ın icadı hakkındaki imaların tartışmasının en önemli yönü Ada’nın çalışmalarıydı. Wooley’e göre onun notları detaylı, kusursuz, metafiziksel ve anlamlıydı. Makinenin nasıl çalıştığını açıkladılar dahası gerçek ihtişamını ortaya çıkarmak için Babbage’ın olağanüstü buluşunun teknik detaylarının üzerine çıktılar. Babbage, Ada’nın katkıları devamında Passages from the Life of a Philosopher (1864)  ‘ı yayınladı.

“Menabrea’nın inceleme yazısına, Ada’nın not eklemesini önerdim, bu fikir hemen benimsenmişti. Tanıtılabilecek çeşitli örnekleri beraber tartıştık. Ben birçok şey önerdim ama seçme tamamen ona kalmıştı. Çeşitli problemler haricinde cebir üzerine de çalışıyordu. Tabi Bernoulli sayılarıyla alakalı problemler dışında. Bunu yapmasını, Lady Lovelace’ı beladan kurtarmak için önermiştim. Sonradan  bana bir düzeltme için geri döndü, Süreçte yaptığım ciddi bir hatayı bulmuştu.” (Babbage)

Eugene Eric Kim ve Betty Alexander Toole ilk bilgisayar programının yazılmasındaki rolünü açıkladılar:

Bu mektupta iki şey net: Birincisi, Bernoulli sayılarıyla hesaplanan bu programı dahil etmek  Ada’nın fikriydi. İkincisi, Babbage en azından Bernoulli sayılarıyla hesaplamak için formüller sağladı. Babbage ve Ada arasındaki mektuplar, Babbage’ın katkılarının matematiksel formüllerle sınırlı kaldığını ve programı Ada’nın kendi başına yaptığını gösteriyor.

Popüler Kültürde  Ada Lovelace

Vladimir Nabokov’un “Ada or Ardor: A Family Chronicle” kitabı, Ada adında ana karakterlerinden birisine atıfta Ada Lovelace’a bir selam içerir.(Ada zarif bir bilgisayara dönüştürülür ve bağışlanır. Dahası, olağanüstü bir şansla şaşkına dönmüş Van’a önsezi ve sömürü değişimiyle üstün gelecektir.)

Romulus Linney’in oyunu Childe Byron‘da (1977), William Gibson ve Bruce Sterling’in bilim-kurgu kitabı The Difference Engine’de (1990), Conceiving Ada (1997) filminde ve John Crowley’in kitabı “Lord Byron’s Novels”da (2005) Ada tasvir edilmiştir. John Crowley’in kitabında onun notlarında kişiliği zorla tasvir edilmiş ve babasının kayıp kitabını arşivlemek için çaba harcamayan  kötü ve görünmeyen karakter olarak işlenmiştir.

Tom Stoppard’ın oyunu Arcadia’da büyümüş de küçülmüş dahi genç Thomasina Coverly (karakter belli ki Ada Lovelace’ı baz almış, oyun ayrıca Lord Byron’ı da içermektedir.) kaos teoremini ve termodinamiğin ikinci yasasının teoremlerini ikisi de resmi olarak kabul edilmeden önce anlıyor.

Anmalar

ABD Savunma Bakanlığı yararına yaratılmış bilgisayar dili Ada, Ada Lovelace isminden gelmiştir. Bu dil referans el kitabı ve  ABD Askeri Standart‘ı (Department of Defence  Military Standard) için kabul 10 Aralık 1980’de kabul edilmiştir. Onun doğum yılı MIL-STD-1815‘a verilmiştir. 1998 den beri, İngiliz Bilgisayar Topluluğu (British Computer Society) onun adında bir ödül vermektedir. Ve 2008’de bilgisayar bilimindeki kadın öğrenciler için onun adında yıllık bir yarışma başlatmıştır. İngiltere’de kadın üniversite öğrencileri için verilen yıllık konferans BCSWomen Lovelace Colloquium adını Ada Lovelace’dan almıştır.

Ada Lovelace Günü ocağın ortasında kutlanan yıllık etkinliktir ve amacı bilimdeki, teknolojideki, mühendislikteki ve matematikteki kadın profilini arttırmaktır.

Ada İnsiyatifi (Ada İnitiative) kar amacı olmayan bir kuruluştur ve açık kaynak hareketlerinde ve serbest kültürde kadınların katılımını arttırmaya adamıştır kendini.

Ada’nın 197. Doğum yıldönümünde, Google, Google Doodle’ı ona ithaf etmiştir. Doodle Lovelace’ı bilgisayarın evrimini gösteren bir formül üzerine çalışırken resmeder.

Zaragoza Üniversitesi’ndeki Bilgisayar Bilimleri Mühendisliği ve Telekomünikasyon Koleji binası “Ada Byron Binası” olarak anılır. Ada Lovelace’ın yaşadığı yerin yakınındaki Porlock köyündeki bilgisayar merkezi adını ondan alır. Kirkby-in-Ashfield‘deki binanın ismi de “Ada Lovelace Evi”dir. Londra’nın Crossrail projesi için tünel kazan tünel açma makinelerinden birinin adı Ada Lovelace anısına Ada konmuştur.

Ada, anne ve babasının tersine, şiiri ve matematiği ayrı ayrı değil tek bir başlık altında ele aldı.

Adeta bilimi bir şiir gibi işledi, sanatı teknolojiye kattı. Üstelik tüm bunları, kadınların bilimsel tartışmalara katılmalarına izin verilmediği ve akademik yayın yapmalarının uygunsuz bulunduğu bir çağda gerçekleştiriyordu…

Ada, Charles Babbage’in makinesi üzerine yazılmış Fransızca bir makaleyi İngilizce’ye çevirerek kendisine göndermişti. Babbage bu çalışmayı çok beğenmiş, kendisinden, makaleye kendi notlarını da eklemesini istemişti. Ada’nın notları oldukça kapsamlı ve ayrıntılıydı. Öyle ki gönderdiği notlar, orijinal makalenin üç katı uzunluğundaydı.

Asıl çarpıcı olan ise, hesap makinesinin Bernoulli sayı dizisini hesaplayabilmesine olanak tanıyan bir yöntemden bahsediyor oluşuydu.

Ada, makinenin belli ve sonlu sayıda adımdan oluşan bir plan kullanarak Bernoulli sayılarını nasıl hesaplayabileceğini tarif ediyordu. İşte bu notlar, tarihteki ilk bilgisayar algoritması ve ilk bilgisayar programı olarak kabul edilir.

Ada bununla da yetinmedi. 1843’te yayınladığı bir makalede, böyle bir makinenin uygun programlanması halinde, karmaşık matematik problemlerini çözmek, müzik bestelemek ve grafik çıkarmak için kullanılabileceğini öngördü.

Bugün kullandığımız PC, tablet, akıllı telefon gibi cihazlara baktığımızda Ada’nın geleceği gördüğünü söylemek çok da yanlış olmaz.

Fakat o zamanlar bir kadının kendi adına bir yayım yapması uygun görülmüyordu.

O da yalnızca adının baş harflerini yazdırdı. Bunun sonucunda, birçok başka bilimkadınının başına gelen onun da başına geldi ve bir matematikçi olarak yaptığı çalışmalar büyük ölçüde unutuldu gitti.

1970 yılında geliştirilen Ada programla diline kendisinin adı verildi.

Ada’nın sağlığının genç yaşta kötüye gitmesi, ve sahip olduğu potansiyelden bilimdünyasının bu kadar erken mahrum kalması çok üzücüdür.

Ada Lovelace’ın yaktığı bu meşaleyi, sonrasında pek çok kadın da başarıyla taşıdı.

Hedy Lamarr (kablosuz internet, bluetooth ve GPS’in mucidi), Top Secret Rosies (2. Dünya Savaşı’nın kadın bilgisayar programcıları) ve Grace Hopper (ilk derleyiciyi geliştiren; COBOL programlama dilinin geliştiricilerinden ve “debugging” olarak bilinen programı hatalardan temizleme konseptinin ilk kullanıcılarından).

Günümüzde de daha niceleri onları izledi, izliyor:

Anita Borg, Danese Cooper, Laura Thomson, Marissa Mayer gibi.

Her yıl Ekim ayının ikinci salı günü, Ada Lovelace Günü olarak kutlanmakta.

2009 yılından beri kutlanan Ada Lovelace Günü, tüm teknoloji ve bilim alanında çalışan ve başarı gösteren kadınları kutlamayı, birbirleriyle tanıştırarak yetişmekte olan nesillere ilham olmayı ve cesaretlendirmeyi hedefler.

Elon Musk

Elon Musk 1971 yılında Güney Afrika Cumhuriyeti Pretoria’yada dünyaya geldi. Güney Afrika ve Kanada asıllı ve Amerikalı mühendis, mucit, yatırımcı ve girişimcidir. SpaceX’in kurucusu ve Tesla Motors ile PayPal’ın (orijinali X.com) kurucu ortaklarındandır. SpaceX’te CEO ve baş tasarımcı; Tesla Motors ’da başkan, CEO ve ürün mimarı olarak görev yapmaktadır. Musk aynı zamanda Solar City’nin de başkanıdır.

Queen’s Üniversitesi’nden ayrıldıktan sonra, Pennsylvania Üniversitesi Wharton Okulu’nda ekonomi alanında, Pennsylvania Üniversitesi, Bilim ve Sanat Okulu’nda fizik alanında lisans eğitimlerine devam etti.

1.     Çocukluğu ve Gençliği 

Musk, Güney Afrika’nın başkenti Pretoria’da Kanadalı bir anne (kızlık soyadı; Haldeman) ve Güney Afrikalı bir babanın oğlu olarak doğdu. Elon kendi kendine yazılım programlayıp kodlamayı öğrendi. 12 yaşındayken kendi yazdığı Blastar adındaki uzay oyununu yaklaşık $500’a satarak ilk yazılım satışını yaptı. Bryanston High School’da sekizinci ve dokuzuncu sınıfları geçtikten sonra Musk, Pretoria Boys High School’a geçip oradan mezun oldu. 1988 yılında henüz 17 yaşındayken Güney Afrika ordusunda askerlik yapmamak için evinden ayrıldı: “Askerlik yapmakla ilgili bir sorunum yok, ancak Güney Afrika ordusunda askerlik yapıp siyahi insanları bastırmaya çalışmak bana vakit geçirmek için iyi bir yol gibi görünmedi.” ABD’ye taşınmak istiyor ve şöyle diyordu: “Orası muhteşem şeylerin mümkün olduğu yer.”

1992 yılında, Kingston, Ontario’daki Queen’s Üniversitesi’nde iki yıl geçirdikten sonra, Pennsylvania Üniversitesi’nde işletme ve fizik okumak için Kanada’dan ayrıldı. The Wharton School of the University of Pennsylvania’da ana dalını seçip, Ekonomi alanında lisans diploması aldı. Ayrıca University of Pennsylvania, School of Arts and Sciences’dan da, Fizik alanında yan dal diploması aldı. Daha sonra Uygulamalı Fizik ve Malzeme Bilimi alanında doktora yapmak için Kaliforniya’nın Silikon Vadisi bölgesine taşındı. Ancak doktorayı tamamlamadı

Lisans eğitimleri ve Thomas EdisonNikola TeslaBill GatesSteve JobsWalt Disney gibi yenilikçilerden aldığı ilhamla, Musk girmek istediği, “insanlığın geleceğini en çok etkileyecek sorunlardan oluşan” üç alan tespit etti. Bu alanlar internettemiz enerji ve uzaydı. “

2.    Kariyeri

Musk 1995’de Stanford’da uygulamalı fizik ve malzeme bilimi alanında doktoraya başladı. Ancak iki gün sonra kardeşi Kimbal Musk’la beraber yeni organizasyonlar için bir çevrimiçi içerik yayınlama yazılımı olan Zip2 projesine başlamak için okulu bıraktı.1999’da, Compaq‘ın AltaVista birimi Zip2’yu 307 milyon dolar nakit ve 34 milyon dolarlık hisse senedi vererek satın aldı.

3.     PayPal

Musk 1999 yılının Mart ayında bir çevrimiçi finans ve ödeme servisi olan X.com’un ortak kuruculuğunu yaptı. Ertesi yıl X.com bir 50/50 birleşme anlaşmasıyla X.com ile aynı büyüklükte bir açık arttırma sistemi olan Confinity’yi bünyesine katarak PayPal’ı oluşturdu. Musk çevrimiçi aktarım, ya da “P2P” teknolojisine olan inancından dolayı alımın organize edilmesinde kilit rol oynadı. Musk online transfer, or “P2P” due to the belief that the acquisition of technology played a key role in organizing.Musk’a göre Confinity alt markası X.com içerisinde bir kişiden kişiye ödeme platformu kurulup geliştirilmesinde mutlaka gerekli bir araçtı. Birleşen şirketler önceleri şirket adı olarak X.com’un tercih ettiler, ancak Şubat 2001’de isim değiştirip PayPal Hınç. İsmini aldılar. Musk PayPal’ın küresel ödeme sisteminde ve X.com’un çekirdek finansal tekliflerinden ayrılmasında yine önemli bir rol üstlenmişti.

PayPal’ın çabuk büyümesi büyük ölçüde Musk’ın internette yayılarak büyüme kampanyasının sonucudur. Ekim 2002’de, PayPal eBay tarafından $1,5 milyarlık hisse senedi karşılığında satın alındı. Satıştan önce şirketin en büyük hissedarı olan Musk PayPal’ın 11,7%’lik hissesine sahipti.

4.     SpaceX

Musk üçüncü şirketi Space Exploration Technologies’i (SpaceX), Haziran 2002’de kurdu. Şu anda bu şirketin CEO’su ve CTO’sudur. SpaceX roket teknolojisinin durumunu ilerletmeye odaklanmış fırlatma araçları geliştirip üreten bir şirkettir. Şirketin ilk iki fırlatma aracı Falcon 1 ve Falcon 9 roketleri; ilk uzay aracı ise Dragon ’dur.

SpaceX, 2011’de kullanımı durdurulan Space Shuttle’ın yerini alan Falcon 9 roketi ve Dragon’ un Uluslararası Uzay İstasyonu’na 12 uçuşu için 23 Aralık 2008’de 1.6 milyar dolarlık NASA anlaşmasıyla ödüllendirildi. Başlangıçta Falcon 9/Dragon ‘un kargo taşıma işlevini üstlenmesi ve astronot taşıma işinin Soyuz tarafından yapılması düşünüldü. Ancak SpaceX Falcon 9/Dragon’u astronot taşıma için tasarlamıştı ve Augustine komisyonu da astronot taşımacılığının SpaceX gibi ticari şirketler tarafından halledilmesini önerdi.

Musk’a göre uzayın keşfi insanlığın bilincini, korumak için değilse de, genişletmek için önemli bir adımdır. Onun deyişiyle çok gezegenli hayat insan ırkının hayatta kalmasını tehdit eden şeylere karşı bir önlem olabilir. “Bir asteroid veya büyük bir volkan bizi yok edebilir, ayrıca dinozorların hiç görmediği risklerle karşı karşıyayız: mühendislik ürünü bir virüs, yanlışlıkla oluşturulmuş bir mikro karadelik, küresel ısınma ya da sonumuzu getirecek henüz bulunmamış bir teknoloji. İnsan ırkı milyonlarca yıldır evrimleşmekte, fakat son 60 yılda atomik silahlar kendimizi tüketmek için bir potansiyel oluşturdu. Er ya da geç hayatı mavi-yeşil topun ötesine genişletmek zorunda kalacağız – ya da soyumuz tükenecek.” Musk’ın amacı insanlı uzay uçuşlarının maliyetini onda birine indirmektir. SpaceX’i daha önceden SpaceX’i SpaceX’i sahip olduğu $100 milyon’luk bir servetle kurdu. Şu an hala Kaliforniya merkezli şirketin CEO’su ve CTO’sudur.

Yedi yıl içerisinde SpaceX Falcon fırlatma araçları ailesini ve Dragon çok amaçlı uzay aracını sıfırdan tasarladı. Eylül 2009’da SpaceX’in Falcon 1 roketi özel bir şirket tarafından finanse edilmiş Dünya yörüngesine uydu yerleştiren ilk sıvı yakıtlı fırlatma aracı oldu. NASA, Uluslararası Uzay İstasyonu’na kargo ulaştırılması için özel şirketlerin görevlendirildiği ilk programının bir parçası olmak üzere SpaceX’ i seçti. Minimum değeri $1,6 milyar, maksimum değeri $3,1 milyar olan bu anlaşma Uzay İstasyonu’nun kargo alımı ve gönderimine devam eden erişiminin bir mihenk taşı oldu. Bu hizmetlere ek olarak SpaceX’in hedefleri arasında ilk tamamen yeniden kullanılabilir yörüngesel fırlatma aracını oluştururken, aynı anda yörüngesel uzay uçuşu maliyetini on kat azaltıp güvenilirliği on kat artırmak bulunmaktadır. Önümüzdeki yıllarda Musk Uluslararası Uzay İstasyonu’na astronot göndermeye yoğunlaşacaktır, ancak belirtmiştir ki nihai hedefi Mars’ın keşfedilmesini ve iskânını mümkün kılmaktır. 2011’deki bir röportajında 10–20 yıl içinde Mars’a insan göndermeyi umduğunu söylemiştir. 25 Mayıs 2012’de, SpaceX’in Dragon aracı Uluslararası Uzay İstasyonu’na girmiş, ve böylece SpaceX Uluslararası Uzay İstasyonu’na bir araç gönderen ve yanaştıran ilk ticari şirket olarak tarihe geçmiştir.

5.     Tesla Motors

Musk, şu anda Tesla Motors (Fremont, CA) olan NUMMI tesisinin yeniden açılışında bir montaj demosunu gözlemlerken, 2010

Musk Tesla Motors’ un ortak kurucularından biri ve ürün tasarımı başkanıdır. Musk’ın elektrikli araçlara olan ilgisi Tesla’nın ortaya çıkmasından çok daha öncesine dayanır.

Musk işe Martin Eberhard’ı CEO olarak işe almakla başladı ve anaparanın neredeyse tamamını Tesla’nın ilk iki yatırım turuna yatırdı. 2008’deki ekonomik krizde Tesla’daki zorunlu işten çıkarmalardan sonra, Musk mecburen CEO’luk görevini de üstlendi.

Tesla Motors ilk olarak elektrikli bir spor araba olan Tesla Roadster’ı üretti ve 31 ülkede yaklaşık 2500 adet sattı. Tesla ilk dört kapılı sedanı Model S’i 22 Haziran 2012’de teslim etti ve SUV/mini Van pazarını hedefleyen üçüncü ürünü Model X 9 Şubat 2012’de duyurdu. Model X’in üretimine 2014’te başlanması planlanıyor. Kendi araçlarına ek olarak Tesla, Daimler’e Smart EV ve Mercedes A Serisi için; ve Toyota’ya gelecekte çıkaracağı RAV4 için elektrik motorları ve güç aktarım organları satmaktadır. Ayrıca Musk bu iki şirketi de Tesla ’ya uzun vadeli yatırımcı olarak kazandırmayı başarmıştır.

Musk özellikle kitlesel pazar müşterilerine uygun fiyatlı elektrikli araçlar sağlama stratejisinin sorumlusudur. Onun vizyonu öncelikle daha varlıklı müşterileri hedefleyen Tesla Roadster ile para kazanıp, daha sonra bu parayı daha düşük fiyatlı elektrikli araçların Ar-Ge’sine yatırmaktı. Tesla’nın başlangıcından beri Musk, temel fiyatı Roadster’ınkinin yarısı kadar olan dört kapılı aile arabası Model S’in destekçisi olmuştur. Musk ayrıca $30,000’lık küçük araçlar yapılmasının ve diğer üreticilere güç üretim ve aktarım organı yapılıp satılmasının da taraftarıdır. Böylece diğer üreticiler bu ürünleri kendileri geliştirmek zorunda olmadan uygun fiyatlı elektrikli araçlar üretebileceklerdir. Birçok ana yayın organı Musk’ı, gelişmiş güç üretim ve aktarım organları üzerindeki devrimsel çalışmalarından dolayı Henry Ford’la mukayese etti.

Raporlara göre Musk’ın Tesla ’da 32% hissesi vardır ve bu hisselerin 29 Mayıs 2013 itibarıyla değeri $12 milyardır.
Elektrikli araç piyasasındaki uzun menzil kısıtlamasını aşmak için Musk Mayıs 2013’te All Things D ile yaptığı bir röportajda Tesla’nın şarj istasyonu ağının genişlemesini önemli ölçüde hızlandırdığını, Haziran ayında Doğu ve Batı yakalarındaki istasyon sayısını üç katına çıkarttığını ve yıl içerisinde Kuzey Amerika ve Kanada’da daha fazla genişleme planladığını söyledi.

Şirketin ürettiği ilk otomobil Tesla Roadster, 31 ülkede yaklaşık 2500 adet satış yapmıştır. 

Iron Man filminin yönetmeni Jon Favreau, verdiği bir röportajda filmin baş kahramanı Tony Stark karakterinin oluşumunda Elon Musk’tan ilham aldıklarını açıkladı. Daha sonra Iron Man serisinin ikinci filminde SpaceX fabrikası filmde mekân olarak kullanıldı.

6.     Solar City

Musk en büyük hissedarı ve yönetim kurulu başkanı olduğu SolarCity ‘ye başlangıç konseptini verdi. SolarCity Birleşik Devletler ’in en büyük güneş enerjisi sistemi sağlayıcısıdır. Kuzeni Lyndon Rive de şirketin CEO’su ve ortak kurucusudur. Hem Tesla’ya hem de SolarCity’ye yatırım yapmanın altındaki motivasyon küresel ısınma ile savaşmaktır.2012’de Musk, SolarCity ve Tesla Motors’ un çatı üzerindeki güneş panellerinin elektrik şebekesi üzerindeki etkisini yumuşatmak için elektrikli araç bataryalarını kullanmak üzere iş birliği yaptığını duyurdu.

7.     Hayır işleri

Musk’ın başkanı olduğu Musk Vakfı, bilim eğitimi, çocuk sağlığı ve temiz enerji üzerine hayır işlerine yoğunlaşmış durumdadır. Musk aynı zamanda yenilenebilir enerjiyi teşvik eden X Prize Foundation’da da mütevellidir. Diğer kar amacı gütmeyen kuruluşlardan olan Space (uzay) Vakfı, National Academies Aeronautics and Space Engineering (tr:Milli Havacılık ve Uzay Mühendisliği Akademileri), Planetary Society (tr:Gezegenler Derneği), ve Stanford Engineering Advisory Board (tr:Stanford Mühendislik Danışmanlık Komisyonu) yönetim kurullarının da üyesidir. Ayrıca Musk California Institute of Technology’nin de mütevelli heyetinin üyesidir.

2010 yılında kendi vakfı aracılığıyla afet bölgelerindeki kritik ihtiyaçları karşılamak adına güneş enerji sistemlerine bağış yapmak için milyon dolarlık bir program başlattı. Buna örnek olacak ilk güneş enerji sistemi bağışı devlet ve federal yardımlar tarafından görmezden gelinen Alabama’daki kasırga müdahale merkezine yapıldı. Bu işin Musk’ın ticari amaçlarıyla bir ilgisi olmadığı açıkça göstermek için, SolarCity Alabama bölgesiyle ilgili şimdiki veya gelecek zamana dair herhangi bir planlarının bulunmadığını açıkladı.

Musk’ın 2001 yılında Mars’ta küçük bir sera kurup bitki yetiştirmek amaçlı “Mars Vahası” adlı planları vardı. Ancak insanlığın uzayda dolaşabilmesini engelleyen sorunun roket teknolojisinin gelişmemesinden kaynaklandığı sonucuna vardığında bu projesini askıya aldı. Bu konuyu ele almak ve gezegenler arası devrimsel roketler yapmak için SpaceX’i kurdu.

Musk’ın uzun vadeli amacı SpaceX vasıtasıyla uzayda gezinen bir medeniyet yaratarak insanlığa yardım etmektir. Musk’ın felsefesi ve problemi çözmek için gerekli olan şey tanımı IEEE yayını olan “Elon Musk: Paypal, Tesla Motors, ve SpaceX’in bir kurucusu” yayınında ve “Risky Business” makalesinde verilmiştir.

Musk Nisan 2012’de The Giving Pledge’e (tr:Verme Yemini) katıldı ve servetinin çoğunu hayır işlerine bağışlayacağını taahhüt etti. Musk ilk önce Warren Buffett ve Bill Gates sayesinde meşhur olan kampanyaya aralarında Arthur Blank ve Michael Moritz’in de bulunduğu Amerika’nın en zengin ailelerinden ve kişilerinden oluşan 12 kişilik grupla üye olmuş oldu.

Araba blog’u Jalopnik’in 16 Ağustos 2012 tarihli haberine göre Musk The Oatmeal‘dan Matthew Inman’ın, Nikola Tesla‘nın Long Island, New York’taki laboratuvarını koruyup bir müzeye çevirme çabasını destekliyordu.

Musk, diğer bir yüksek profilli girişimci olan Mark Zuckerberg ve göçmen reformunun destekçileri tarafından başlatılan Birleşik Devletler Politik Hareket Komitesi (PAC) FWD.us’ın destekçisiydi. Ancak Mayıs 2013’te PAC’ın Keystone Boru Hattı gibi bir sorunu destekleyen reklamlarını protesto etmek için desteğini açık bir şekilde geri çekti. PAC’çıların birincil amaçları için kanun koyucuların hoşgörüsünü kazanmak amacıyla politik yelpazenin her iki ucuyla ilgili sorunları desteklemeleri alışılagelmiş bir durumdur. Musk ve grubun David Sacks gibi bazı diğer önemli üyeleri organizasyondan çekildiler ve grubun bu stratejisini “toplumsal değerleri küçümseyen” bir hareket olarak nitelendirdiler.

YAPAY ZEKA KAYGISI VE MARK ZUCKERBERG TARTIŞMASI

Yapay zeka konusunda ilerlemeleri endişeyle karşılayanlardan birisi olan Tesla CEO`su Elon Musk`ın açıklamaları, Facebook CEO`su Mark Zuckerberg`i kızdırdı. En son Musk, Zuckerberg için “Yapay zeka konusundaki anlayışı kıt” dedi.

Elon Musk, bir süre önce yapay zekâdaki gelişmelerden yana endişe duyduğunu ifade etti.

Musk, ABD’deki eyaletlerin yapay zekayı düzenleyici kanunlar çıkarmaları gerektiğini ve yapay zekanın insan medeniyetinin geleceği için önemli bir risk taşıdığını söyledi.

Ancak bu ifadeler Facebook’un CEO’su Mark Zuckerberg’i oldukça kızdırdı. Elon Musk’ın gelecekten yana en büyük korkusunun yapay zeka olduğunu söylediği röportajı izlediğini belirten Zuckerberg, gelecek teknolojisiyle ilgili korku tacirliğinden yorulduğunu söyledi.

Zuckerberg, “Bu konuyla ilgili görüşlerim gayet net. İyimserim. Hayırcıları ve kıyamet senaryosu uyduranları anlamıyorum. Gerçekten olumsuz ve oldukça sorumsuz buluyorum” dedi.Elon Musk ise Zuckerberg’in bu açıklamalarına Twitter hesabı üzerinden yanıt verdi. Yapay zeka konusunda Zuckerberg ile konuştuğunu söyleyen Musk, Facebook CEO’sunun ‘bu konudaki anlayışının kıt’ olduğunu savundu.